Dîlok’ta eşi Kürt kendisi Türk olan Meryem Bozkurt, sadece Zarok TV izleterek 9 yaşındaki kızı Gulaçiya’nın Kürtçe öğrenmesini sağladı. Bozkurt, çocukların çocuk gruplarıyla Kürtçe konuşacak sosyal ortamlara ihtiyacı olduğunu dile getirdi
Dîlok’un (Antep) Nurdağı ilçesinde yaşayan Meryem Bozkurt, sadece Zarok TV izleterek en küçük kızı Gulaçiya’nın Kürtçe öğrenmesini sağladı. 3 çocuğu olan ve Osmaniyeli bir Türk olan anne Bozkurt’un yaşları 28 ve 24 olan çocukları sadece Türkçe bilirken, 9 yaşındaki en küçük çocuğu Gulaçiya ise hem Türkçe hem Kürtçe biliyor.
Bozkurt, kızının Kürtçe öğrenmesini Zarok TV’ye bağlarken, doğumundan itibaren Gulaçiya’ya sadece Zarok TV izletti. Gulaçiya, Zarok TV’den öğrendiği Kürtçesi sayesinde ise Kürt olan babasıyla diyaloğunu geliştirdi.
Hem Kürtçe öğrendi hem Türkçe
Kızının Kürtçe öğrenme sürecini anlatan anne Bozkurt, “Ben Türk’üm, eşim Kürt. Çocuklarımız 2 dilli bir evde yaşıyor. İlk 2 kızımda acemiydim, onlara Kürtçe öğretemedim. Ama son kızım doğduğunda artık bilinçlenmiştim. O zaman Zarok TV çıkmıştı. İlk yıllarda babasıyla her gün 15 dakika Kürtçe konuşturuyordum. Geri kalan zamanda ben onunla Türkçe konuşuyordum. Kalan süreçte de Zarok TV’yi açıp izlettiriyordum. Zarok TV dışında Türkçe hiçbir şey izletmedim. Çocuğum büyüdüğü süreçte hem Kürtçeyi hem de Türkçeyi bilerek büyüdü. Şuanda da her iki dili de çok güzel bir şekilde konuşuyor” dedi.
Kürtçeden vazgeçmedi
Zarok TV’nin 2016’da Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılması sürecini hatırlatan anne Bozkurt, bu süreçte kızının Kürtçeyi unutmaması için internet üzerinden Kürtçe içerik üreten kanalları ve videoları araştırıp bulmaya çalıştığını söyledi. Zarok TV’nin bir süre kapalı kalmasından kaynaklı kızının Kürtçenin Kirmançkî lehçesini unuttuğunu aktaran Bozkurt, “Kanal kapandı açıldı. Sonra Zazaca (Kirmançkî) yayını yapmadılar. Kızım o süreçte maalesef Zazacayı unuttu, yoksa onu da öğrenecekti” dedi.
Çok dilli eğitim daha geliştirici
Zarok TV gibi çocuk televizyonlarının önemine dikkati çeken Bozkurt, çocukların gelişiminde hem anadilde eğitimin hem de sosyal alanlarda anadilde yaşamın gerekli olduğunu vurguladı. Çok dil bilmenin çocukların öğrenme kapasitelerini de arttırdığını gözlemlediğini ifade eden Bozkurt, “Her üç kızıma da baktığımda en küçük kızımın gelişim kapasitesinin daha fazla olduğunu söyleyebilirim. Dil öğrenmek gerçekten onları daha da geliştiriyor. Mesela yurtdışında çok dilli okullar mevcut. Burada da Kürtçe eğitim veren bir okul olsa kızımı oraya yollarım” diye konuştu.
Kürtçe bilen arkadaşı yok
Sosyal alanlarda da çocukların Kürtçe konuşabileceği alanlar yaratılması gerektiğini ifade eden Bozkurt, çocukların çocuk gruplarıyla Kürtçe konuşacak sosyal ortamlara ihtiyacı olduğunu dile getirdi. Bozkurt, “Biliyorsunuz bir deprem de yaşadık. Kızımın şimdi Kürtçe konuşabileceği arkadaşları yok. 1 kızım evli, öteki de üniversitede. Kızım şimdi bir tek babasıyla Kürtçe konuşabiliyor” diye belirtti.
Bozkurt, “Burada (Nurdağı) Türk, Kürt, Arap, Abdal, Çingene… pek çok farklı kimlik mevcut. Irkçılık yaşanmıyor. Ben bu bilinçle büyüdüm, yetiştim. Çocuklarıma da bu bilinçle yaklaştım” dedi.
Haber: Ceylan Şahinli / MA